Otuz yıl boyunca küresel ticaretin mottosu tek kelimeydi: verimlilik. Üretim, işçilik ve lojistik maliyetinin en düşük olduğu yere kaydı. Art arda gelen tedarik şokları bu modelin kırılganlığını gösterdi.
Şimdi büyük üreticiler tedarik ağlarını coğrafi olarak çeşitlendiriyor. “Tek kaynak” yerine “ikili kaynak”, uzak coğrafyalar yerine bölgesel merkezler tercih ediliyor. Bu geçiş maliyetli; ancak yöneticiler bunu bir sigorta primi olarak görüyor.
Artık yönetim kurullarında ilk soru ‘ne kadar ucuz’ değil, ‘bu hat kesilirse ne yaparız’ oldu.
Bir lojistik şirketi üst yöneticisi
Kazananlar ve kaybedenler
Bölgesel üretim merkezleri, bu yeniden yapılanmadan en çok yararlanan taraf. Türkiye, Meksika ve Güneydoğu Asya’nın bazı ülkeleri, yatırım çekmek için teşvik yarışına girdi.
Ancak ekonomistler uyarıyor: yakın kaynak tedarik, tüketici fiyatlarını orta vadede yukarı çekebilir. Dayanıklılığın bir bedeli var ve bu bedel büyük ölçüde enflasyon olarak görünecek.


